Herkese merhaba. Bu yazıda staj sürecimin ilk günlerinde ve devamında yaptığım çalışmalardan biraz bahsetmek istiyorum.
Stajın ilk günlerinde ağırlıklı olarak çalıştığımız yazılımın sistemini tanımaya, mevcut yapıyı anlamaya ve karşılaşılabilecek hataları incelemeye odaklandım. Bu süreçte test mühendisliği, hata tespiti ve risk analizi üzerine çalışmalar yaptım. Bir sistemi yalnızca kullanmakla, onu gerçekten test etmek arasında ciddi bir fark olduğunu bu aşamada daha net gördüm.
İlk olarak mevcut sistem üzerinde farklı senaryoları deneyerek hata oluşturabilecek noktaları incelemeye başladım. Bir kullanıcının sistemi beklenmedik şekilde kullanması, eksik bilgi girmesi veya normal akışın dışına çıkması durumunda neler olabileceğini düşünerek testler gerçekleştirdim. Bulduğum sorunları yalnızca “çalışmıyor” şeklinde not etmek yerine, hatanın hangi adımlardan sonra ortaya çıktığını ve nasıl tekrar edilebildiğini açıklamaya çalıştım.
Sonraki günlerde ise Okulumuz için yapmaya başladığımız Online yoklama ve benzeri sistemlere hangi özelliklerin eklenebileceği üzerine düşündüm. Burada yalnızca yeni özellik önermekle kalmadım; önerilen özelliklerin oluşturabileceği riskleri, kullanıcı deneyimine etkisini ve sistemde yeni bir açık ya da karmaşıklık oluşturup oluşturmayacağını da değerlendirdim.
Staj sürecinde üzerinde konuştuğumuz konulardan biri de görme engelli bireylerin basılı kitapları daha kolay okuyabilmesini sağlayan PEARL benzeri sistemlerdi. Bu tür sistemler genel olarak yüksek çözünürlüklü bir kamera, kitabı sabit tutan bir düzenek ve sayfadaki metni algılayıp sese dönüştüren OCR tabanlı bir yazılımdan oluşuyor.
Hocamla birlikte bu sistemin Türkiye’de daha makul bir maliyetle nasıl üretilebileceğini tartıştık. Hazır olarak satılan benzer ürünlerin fiyatları oldukça yüksek olduğu için, sistemi doğrudan satın almak yerine parçalarını ayrı ayrı değerlendirmenin daha mantıklı olabileceğini düşündük.

Kamera bölümünde yurt dışından toplu olarak temin edilebilecek uygun fiyatlı ve yeterli çözünürlüğe sahip modeller kullanılabilir. Kitabı sabit tutacak mekanik kısım ise 3D yazıcıyla üretilebilir. Böylece pahalı özel aparatlar yerine, ihtiyaca göre değiştirilebilen ve düşük maliyetle çoğaltılabilen bir gövde ortaya çıkarılabilir.
Yazılım tarafında ise kameradan alınan görüntünün düzenli aralıklarla taranması, sayfadaki yazının OCR ile metne dönüştürülmesi ve ardından sesli olarak kullanıcıya okunması gerekiyor. Burada yalnızca metni algılamak değil; sayfanın eğimini düzeltmek, satır sırasını doğru belirlemek ve mümkün olduğunca akıcı bir seslendirme sağlamak da önemli.
Bu çalışma sırasında bir ürünü yalnızca teknik olarak yapmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda erişilebilir, ekonomik ve sürdürülebilir olması gerektiğini de konuştuk. Özellikle yardımcı teknolojilerde maliyetin düşürülmesi, ürünün daha fazla kullanıcıya ulaşabilmesi açısından en az teknik yeterlilik kadar önemli.
Böylece PEARL sistemi üzerine yaptığımız değerlendirme, benim için sadece kamera ve OCR yazılımından oluşan bir teknik araştırma değil; mevcut bir teknolojinin Türkiye şartlarına nasıl uyarlanabileceğini düşünme çalışması oldu.
Sohbete katılın
Yorumlar 0
Henüz yorum yok. İlk düşünceyi siz paylaşabilirsiniz.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.